Drew Barrymore’dan Hayat Dersleri

bDrew Barrymore hayatının paylaşma, kariyerinin ”otobiyografi yazma” evresinde. ”Wildflower” kitabından altı çizilesi, ders çıkarılası bölümler, Barrymore’un nasıl da devrilip evrildiğinin kanıtı:

1. Çocuğunla gerçekten tanış: İki çocuk annesi, Oliver (3) ve Frankie (1.5). Bebeğini ilk kez kucağına aldığında hissettikleri her annenin duyması gereken cinsten: Çocuğunuzun size ilk bakışı, karakteri ve ilişkiniz hakkında çok şey söyler. Frankie’yi ilk elime aldığımda başına buyruk, gözlerini kaçıran, bağımsız olmak isteyen gözlerini gördüm. Oliver ise tam aksineydi. İhtiyaç duyan gözlerle bakıyordu. Farklılığı kabullenmeleri, ilişkinizi ona göre şekillendirmelisiniz.”

2. Aileni bağışla: 13’ünde rehabilitasyona tıkılmış, gençliği çocuk şöhret’ini korumakta yetersiz kalan ”ebeveyen şöhret” tarafından lime lime edilmiş Barrymore bile bunu söyleyebiliyorsa, aile her şeye rağmen bağışlanabilir: ”Onları, kusurlarıyla sevaplarıyla insan olarak tanımayı deneyin.”

3. İdolünden vazgeçme: Gençliği her ne kadar Blondie, KISS posterlerinin ışığında geçse de kalbinde idolünün Pippi Longstocking olduğunu hatırlatıyor. Onun gibi gülecek, giyinecek kadar idolüne düşkün biri.

a4. Hele tarzından hiç vazgeçme: Püsküllü, puantiyeli moda literatürüne bobo-chic olarak girmiş stilinden yıllarca ödün vermemiş; şimdi haklı çıkmanın, direnmenin gururunu yaşıyor. Modanın uçuculuğuna değil, stilin kalıcılığına güveniyor, sıranın ona gelmesinin tadını çıkarıyor.

 

İZLEMEYİ UNUTMAYIN!